STAY STRONG MELİKE!

Dikkat, How I Met Your Mother spoileri içerir!

İçimi döküp gideceğim...



Barney'in Robine aşık olmasını kaldıramıyorum arkadaşlar!!!

Diziye bayılsam da gidişatından hiç memnun değilim.  4. Sezon izleyiciler kafayı yesin falan diye mi var acaba? 
İlk Barney Robin sahnesinde ciddi ciddi ağladım, hala aklım almıyor nasıl olur diye. Barney " Barney" olduğu için bunu kaldıramadım galiba. 
Bir de karşı tarafta Robin olduğu için... Umarım o kızı tek sevmeyen ben değilimdir! 

Barney gibi çapkın, kızları düşürmek için binbir takla atan, kuralcı çocuk... Nasıl olur da Robin'e aşık olur?!

 Ted Barneye kızmakta çok haklısın bebeğim ve onunla barışmamalıydın! 
Tamam abartmayayım, Ted tabii ki Barney'le barışacaktı.
 Ted. Akıllı çocuğum benim... 
Son zamanlarda ona da çok fazla bir sempati duyuyorum ama favori karakterim ne yaparsa yapsın Barney!
Acaba Robin ve Barney olacak mı? Bence hayır.
Evet, bu kadardı. Ben biraz daha himym izlemeye gideceğim. Kendinize iyi bakın canım okuyucularım. Spoiler için üzgünüm...


Read More

BAZEN DÜNYANIN EN ŞANSLI İNSANISINDIR

Dünyanın en şanslı insanı olmak, süper ultra düzeyde şanslı olaylar yaşamakla olmaz, bazen sadece "Dünyanın en şanslı insanı" hissedersin kendini.  İşte  o zaman dünyanın en şanslı insanısındır.  



Bazı zamanlar "Acaba kardeşlerim olmasa nasıl bir hayatım olurdu?" Diye düşünüyorum. Tek çocuk olmak korkunç olurdu!  Hele ki bizim evde... Pekala, ebeveynlerime asla laf yok ama üstümüze bu kadar fazla düşmelerine kardeşler takımı olarak anlam veremiyoruz... Kardeşler takımı? 
Kardeşler takımı.
Konumuza dönelim.

Ortadaki kardeşim Hacer, 14 yaşında. 
Ve yaşıtlarının beş bin katı olgunlukta... Ne zaman başım sıkışsa, kararsız kalsam, ne yapacağımı bilmesem Hacer'in yanına giderim, bana olgunca  önerilerde bulunur ve hiçbirini uygulamam. Şaka! 
Onun önerileri olmasa ne yapardım bilmiyorum.

Abla olmak çok özel bir şey bence. Her zaman bunu çok önemsedim. Hani annelik hep kutsal bir şey olarak bilinir, çok önemsenir ya, abla olmak benim gözümde aynı değerde. Onun yol göstericisi, bir nevi annesisin. Desteğinle, anlayışınla, kafa yapınla, tecrübelerinle, arkadaşlığınla...Çocukluğunu atlattıktan sonra top sende. Kardeşim okuldan gelir gelmez üstünü bile çıkarmadan bana "Abla bugün okulda ne oldu biliyor musun?" Diye bir şeyler anlatmaya başlıyor. Bazen bunlardan aşırı derecede sıkılıyorum ama, bunlar olmadığında büyük sorun olduğunu düşünüyorum. İyi ki beni kendine yakın görüyor ve iyi ki düşüncelerimi önemsiyor diyorum.


Dünyanın en tatlı kardeşine sahip olabilirim!
Ayrıca en komik 
ve en şefkatli. Bir de en susmayan! 

Üstteki fotoğrafta sağdaki de ablam Meryem.  17 yaşında.  saç şeklimizi aynı yaptıktan sonra herkes bizi ikiz sanıyor ve bu durumdan çok hoşlanıyorum çünkü hep bir ikizim olmasını istemişimdir. 

Açıkçası, ona bayılıyorum. Resmen idol kızım💜  Hayatta en değer verdiğim insan ablam olabilir... Himym- Barney tadında esprileri, tarzı, konuşması, kalbi...iyi ki hayatta bir şekilde yolumuz kesişmiş diye düşündüğüm biricik arkadaşım. Hacerle 5 dakika yanında durunca gülmekten çıldırıp geri odamıza dönüyoruz. Hayatındaki birçok radikal kararı birlikte aldık, sonuçların sorunlarının üstesinden birlikte geldik ve bu yüzden, birinin hayatının bu kadar içinde ve bu kadar yardımcı olduğum için kendimi çok iyi hissediyorum. Ne mutlu bana ki hayatını güzelleştirmede , düzeltmede yardımcı olduğum insan da böyle özel bir kız. Ve ne mutlu bana ki bu özel kız benim ablam...








Ah, 
Birbirimizle gelişip,varolup, büyümemizden öyle mesudum ki.


 Aynı evin içinde,aynı anıların farklı versiyonlarını aklımda taşımak, aynı anda bambaşka hayatlar yaşadığımızı bilmek ama hayatımızın vazgeçilmez büyük parçasının birbirimizden oluştuğunu bilmek öyle özel ki. 


İyi ki varlar. 
Ben Dünya'nın şanslı insanıyım.
 Öyle olduğum için değil,  öyle hissedebildiğim için.💙












Read More

BÜYÜK BLOG TAKİP ETKİNLİĞİ

Merhaba güzel okuyucularım,

İlk defa bir blog keşif etkinliğine katılıyorum! Bu 
tür etkinlikler blogger dayanışmasını arttırıyor ve blog etkileşimlerini yükseltiyor. Umarım herkes için faydalı olur. 

Blog takip etkinliğine her türlü blog davetlidir.


Yapmanız gerekenleri özenle yaparsanız blog takip etkinliğimiz yararlı olacaktır.

İşte yapmanız gerekenler;


  • Aşağıda linkleri bulunan blogger arkadaşlarımızın linklerini tıklayıp izleyiciler bölümünden takibe alalım. Lütfen Wordpress bazlı sitelere e-mail ile abone olalım çünkü bu tür sitelerde izleyiciler butonu yok.
  • O bloglarda bulunan bu yazıyı bularak altına blog takip etkinliğinden geldiğinizi belirten bir   yorum yazalım. Bu şekilde bütün arkadaşlarımız sizlere geri dönüş sağlayacaktır. 
  • Takip etkinliğimizi  kendimize özgü anlatarak linklerin en altına kendi blogumuzun linkini ekleyelim ve yayınlayalım. Böylece birçok arkadaşımızın bu etkinlikten haberi olur ve yeni katılan arkadaşlarımızın blogunda sizin de isminiz görünür.

Linkler;






Bu güzel etkinliğin devam etmesi dileğiyle...

Takip etkinliğine katıldığınız için teşekkürler.

Görüşmek üzereee!!!

Read More

HIDIRELLEZ İÇİN YAPILABİLECEK 8 RİTÜEL

Baharın gelişinin ardından her sene sabırla beklediğimiz gün, işte geldi.

Hıdırellez bayramı ve hızır kültürü ilk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, İran, Balkanlar ve hatta bütün doğu Akdeniz ülkelerinde bahar ya da yazın gelişiyle sevinci belli eden bir inanış olarak süregeliyor. 


Hızır'ın yaşam suyu içerek ölümsüzlüğe ulaşmış bir varlık olduğuna ve özellikle de bahar aylarında yeryüzünde dolaşarak bolluk, bereket ve sağlık dağıttığına inanılıyor.  5-6 Mayıs günleri baharın ve Hızır'ın gelişi şenliklerle kutlanıyor. 

Hızır'ın özellikleri şöyle biliniyor;
  • Kalbi temiz, Allah'a inanan insanlara yardım eder. 
  • Uğradığı yerlere bolluk,bereket, zenginlik sunar.
  • Dertlilere derman, hastalara şifa verir.
  • Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini insanların kuvvetlenmesini sağlar.
  • İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder.
  • Uğur ve kısmet sembolüdür.
  • Mucize ve keramet sahibidir.

Böyle güzel bir günü dileksiz geçirmek olmaz! 
Kendi çapımızda yapabileceğimiz eğlenceli ve günün enerjisini arttıracak ritüelleri deneyebilirsiniz.
 İşe yarayacağına eminim.


1- Dileği gül toprağına gömmek

Hepimizin bildiği bu ritüel normalde dileğin yazıldığı kağıdın üstüne gül tohumu ekilerek toprağın biyütücü gücü dileğinizi büyütüp beslesin ve sizi bulsun diye yapılıyor. En sevdiğim ritüellerden birisi bu, çok naif ve güzel. Alternatif olarak dilek kağıdını yalnızca toprağa gömebilir yahut gül dalına veya ağaç dalına iple bağlayabilirsiniz. Ayrıca üzerinde dileğinizin bulunduğu kağıdı yakıp küllerini toprağa da gömebilirsiniz.

2-  Yiyecek kaplarının, para keselerinin ağzını açık bırakmak

Sebebi belli! Bereket buralara dolsun. Hatta mutfak pencelerinin ağzı bile biraz açık bırakılırmış ki o gece buralara gelen bereketle tüm yıl bereket dolu geçsin.




3-  Gece yatarken bir kaşık tuz yemek
 
Eğer gece yatarken bir tatlı kaşığı tuz yenilip yatana kadar hiç konuşulmazsa rüyada evleneceğin insanı görebileceğine inanılıyor.  Anlatılanlara göre gerçekten başarılı olanlar var. 

4- İnek sütü ve kaymaklı ritüel

İnek sütünü bir çay bardağına doldurun ve dileğinizi dileyin. Eğer sabah olunca kaymak tutarsa dileğiniz olacak demektir.  Eğer  tutmazsa olmayacak.Bunda  da olumlu sonuç alanlar var, evet bir gecede kaymak tutuyormuş.  Sütün kaynamamış olmaması önemli püf noktalardan biri yoksa zaten kaymak tutar :)



5-  Kırmızı giymek!

  Oluşum enerjisi yaydığı için kırmızı giymeye önem verilirmiş Fakat enerjisi yüksek bir renk olduğu için her tarafı kırmızıya boğmamak lazımmış.

6- Kırlardan çiçek ve ot toplamak

Bu zamanlarda kırlardan çiçek ve ot toplanıp kaynatılır ve içilirmiş. Bunun baharın enerjisiyle onlara şifa verdiğine inanılırmış. Çok tatlı yahu! :)

7-Kahvaltıda yumurta yemek

Hıdırellez sabahı kahvaltının başrolü yumurtalardır!  Bir sene boyunca bereketli ve sağlıklı yaşanacağına inanılır. 


8- Ateşten atlamak

Son ritüelimiz hıdırellezle özdeşleşen bir etkinlik. Belki evde yapamazsınız  fakat ben yine de yazmak istedim. Ateşe atlayanların hastalıklarını ateşe bıraktıklarına inanılır. 




Önemli olan  tabii ki niyet! Niyetiniz temiz olduktan sonra hangi ritüeli yaparsanız yapın işe yarar. Bu hareketli günü geleneğimizle süslemek ve atalarımızı anlamak, anmak hepimize iyi gelecek. Hıdırellez bayramınız kutlu olsun.  Dileklerinizin ışık hızında gerçekleşmesi dileği ile. 🌼💛




Read More

DİKKAT, MACERA İÇERİR (!)

Galiba bloğuma yazdığım ilk anı yazısı bu olacak. Ah, buralara yeniden döndüğüm için öyle huzurluyum ki!

Tamam, ben hemen bugün yaşadığım olayı anlatayım! Aslında öyle büyük bir şey değil. Yazmakla yazmamak arasında kalsam da "İçimde kalacağına blogda kalsın." Dedim ve geldim. 

Bugün okulda hasta, halsiz,mutsuz bir günümdeydim ve tüm olumsuzluklar beni buluyordu. Sevdiğim bir arkadaşımdan saçma bir yorum aldım, kolum pencerenin kenarına takılıp çizildi, elime raptiye battı, kütüphane nöbetçiliğimi aksattığım için haklı olarak azar işittim, beni üzecek kişileri yan yana gördüm. Okul bitsin artık diye isyan ederken neyse ki başka bir sorun yaşamadan okuldan çıktım. 

Yolda Buket'le yürürken yerde 20 lira gördük, ve sahibi gelip alır diye düşünüp olduğu yerde bıraktık. 

Tabii ki böyle yapmadık arkadaşlar! 

Biraz düşünüp, biraz da vicdan yapıp en sonunda parayı aldık.  Yol boyunca güldük ve birden Buket'e
 "Gel çarşıya gidelim, waffle yiyelim" dedim. Bir baktım karşı yola geçmişiz.
 Sonra bir baktım waffle siparişi veriyoruz. 


Sonuç: Bedavaya Waffle yiyen mutlu bir Melike


 Evren bana " Bir molayı hakettin!" demiş olmalı. 

Ya da bu bir sosyal deney falandı ve ben elendim. 

~


Peki siz olsaydınız parayı alır mıydınız? Benimle yorum kısmından paylaşabilirsiniz!





Heey, size suç ortağım canım  arkadaşım Buket'i de göstermek istiyorum.
Şu tatlılığa bakın!💛




(Peki ilk anı yazımın nasıl bedavaya waffle yediğimi anlatan boş bir yazı olması?)  
Neyse çok konuştum. Ben gideyim artık. 

İyi geceler! 🌼💛






Read More

#BU ARALAR BEN


Öyle zor bir dönemden geçiyorum ki,

Gerçekten çok yoruldum. Buraya teker teker neler olduğunu yazmayacağım fakat hayatımı kökten değiştirecek olaylar silsilesi birbirini takip ediyor.
 Hayatıma girenler,çıkanlar ,ısrarla çıkmayanlar, özlenilenler, kırılanlar,varoluş sancıları...
 Kısacası ortalık tam bir  elli altı.


 Motivasyonum,ders çalışma isteğim, insanlara güvenim...hepsi koskocaman bir sıfır.
 Blog yazacak halim bile yok.

 Ne zaman düzeleceğimi bilmiyorum, düzelebileceğime olan inancım da sıfır. Her şey değişiyor ve ben bu değişimden çok korkuyorum. Bir an gözlerimi açıp baktığımda gördüğüm şeylerin bambaşka olduğu,koskocaman bir boşlukta yalnız başıma kalacağım düşüncesi çıkmıyor kafamdan. Pişman olmak istemiyorum bir de. Şuan olayların gidişatını değiştirecek bir şey varmışta, ben onu yapmıyormuşum gibi. Yapmadığım için de pişmanlıktan kendimi asla affetmeyecekmişim gibi geliyor. Keşke yaşıtlarım gibi tek derdim bana görüldü atan sevdiceğim falan olsa. Ya da matematikten 1 almak.


Aklıma ne geldiyse parmaklarıma döktüm ve, ne çok negatif şey konuşmuşum. Böyle zamanlarda kendimizi dinlediğimizde anlıyoruz bunları. insan bir şeylerin değerini kaybedince anlıyor. Bu her insanın hayatında öğrenmesi gereken fix ders galiba.  Keşkelerle boğulup,iyi kilerin yüzüne bskmadığımız için hep bunlar. Bu dersi çıkardığıma göre; Her şeye rağmen hayattaki tüm sahip olduklarıma koca bir "iyi ki"


Hani hayattaki her olay bizim için bir derstir ya, bu mecalsiz günlerimden de şu dersi çıkardım: Tüm duygularımıza sarılmalıymışız,sımsıkı.

Sevinçli misin? Ne güzel! Sımsıkı sarıl ona,
 üzgünsen daha çok sarıl.
"Sana nasıl yardımcı olabilirim?" Diye sor hatta bu duyguna.
 Hissettiklerini anlamasan bile sarıl,
  heyecanına sarıl,
 coşkuna,
 öfkene, 
hissetmemen gerektiğini düşündüğün hissine sarıl. Hepsine,sımsıkı.
 Çünkü onların hepsi sensin. Hepsi senin
  Sen onlarla varsın,var oluyorsun. Onları senden aldıklarını düşünsene, bir robottan farksızsın.
  O yüzden bu güzel renkleri al ruhuna, kat içine ve yaşa.


Fazla iç dökmeli bu  yazımın da sonuna geldik.  Kendine iyi bak!💛
Read More

6 ADIMDA TELEPATİ YAPMAK

 O mesajların gelmesi,
O telefonların çalması,
O konuşmanın gerçekleşmesi zihinde imkansıza dönüştüğünde,

Başvurulacak tek bir yol kalır,
O da telepatidir!

Merak etmeyin,yazıyı bitirip bu tekniği yaptıktan sonra hayalleriniz gerçek olacak. 

Denendi,onaylandı.



Hepimizin ucundan kıyısından bildiği üçüncü gözü açıp dilek göndermeli tekniğin aksine -hatta diğer tekniklerin de aksine- çoook farklı ve çoook etkili bir teknik. Ben bu tekniği Tuncay Yeşilpınar adlı YouTube kanalından öğrendim. Bu konularda tavsiye edebileceğim en iyi kanal kesinlikle budur. Her videosu dolu dolu ve çok bilgili. Kanaldaki videoyu " Telepatiden telempatiye" başlığı altında bulabilirsiniz. 
 Bu tekniği farkında olmadan hayatımda uyguluyormuşum meğer. En son denediğimde de istediğim arkadaşımdan,istediğim mesaj geldi. 

ANLATIYORUUM, İYİ OKUYUNN! ( burada kaşlarımı çattım.)


1- Sessiz bir ortamda rahat bir yere uzan. 

  Seni rahatsız etmeyecekleri bir alanı kap ve rahat edeceğin bir köşesine uzan. 

 Önemli bir uyarım var!

Yapmadan önce iyi hazırlanmalısın. Tüm aşamaları atlamadan yap. Direk aşağıdaki maddelere geçme.

Devam ediyoruz

2- Nefes çalışmaları yapmaya başla.

Bedenini ve zihnini rahatlatmalısın. Bu önemli bir nokta. Meditatif durumda olduğunda mesaj çok daha rahat bir şekilde iletilecektir.
  Önerdiğim nefes tekniği: dörde kadar sayıp burundan nefes alın, üçe kadar nefesi tutun, tekrar dörde kadar sayıp " rahatlıyorum" olumlaması ile nefesi verin. 

3- İstediğin kişiyi gözünde canlandır.

Burada önemli olan nokta ise, zihnin direncini kırmak için o kişiyi yaşadığın bir anın içindeki görüntüsüyle seçmek, gözünde canlandırmak. 

Eski günlerinin içinden bir anı seç ve  yaşadığınız anda ona mesajını ilettiğini imgele. Yani,  diyelim ki o günde onunla bahçede otururken ona dönüp "Şu çiçeğe bak!" Dedin. Ama şuan bunu değiştir ve ona dönüp"Bana mesaj at" dediğini imgele. Bu zihnin direncini kıracak. 

Bunu, telepatiyi daha da kuvvetlendirmek için yaptık. Gerçek yöntem bu değil.


4- Kendini onun yerine koy.

3. Maddedeki anın içinde odağın bu sefer sen değil, o olsun. Onun gözünden dışarıya bak. Onun bedeninde olduğunu hisset. Kendine bak ve "evet bu insana mesaj atacağım" diye içinden geçir, o duyguyu hisset. Nasıl temalı bir mesaj atmasını istiyorsan o duyguyu hisset. Örneğin, attığı mesajın sevgi dolu olmasını istiyorsun. O zaman, bahçede sen  gülümserken sana bak ve "Ne güzel gülümsüyor,ona mesaj atacağım." Düşüncesi ile yüz mimiklerini imgele. Duyguyu iyice hisset.

5- Bu anın içinde  biraz daha kal.

Süreyi istediğin kadar uzatabilirsin. Çalışmanın sonu burası. Gözlerini açabilirsin.

6- Akışa bırak.

Sisteme,kendine ve bana güven.

 Çalışma bittikten hemen sonra da dileğin olabilir, 2 gün sonra da. Sabırlı ol.

 Olumsuz enerjide kalma,"Olmadı, eee ne zaman olacak" diye kafanı çok fazla yorma.

Herkes telepati yapabilir. Bu doğaüstü bir şey değil.
Bu enerji senin içinde var, yalnızca dil ile bir şeyleri iletmiyorsun. Enerjiyi yönlendirebilirsin. Bunu unutma. 

Sevgiyle kal, Hoşça kaal!💚



Read More